Kedilerimizin arasına üç-dört hafta kadar önce yeni bir yavru katıldı. Adını Ebruli koydum. Bir gözü cam göbeği mavi diğeri yeşil. Yandaki apartmanın bahçesine bırakmışlar. Bir gece (24 Ekim 2010 -Pazar) tiyatrodan dönüyordum, yandaki apartmanın bahçesinde bir miyavlama duydum. Bakındım, seslendim minicik bacakları ile koşarak geldi. İnsana alışık bir yavru. Muhtemelen bir ev kedisinin yavrusu. Çok pisti, gözlerinden biri kapalıydı. Burnunun üzerinde ise kabuklu yara gibi bir oluşum vardı. Önce elime aldım bizim bahçeye getirmeye karar verdim. Düşeceğinden korktuğu için daha fazla bağırmaya başladı. Baktım olmayacak, pisliğine, mikrobuna boş verip göğsume bastırdım. Hemen sustu.
Kolumun altına başını sakladı. Öylece eve geldik. Gözünü çayla sildim. Burnunun üzerini teramisin ile yumuşattım.
Biraz temizledikten sonra bahçeye diğer kedilerimizin yanına bıraktım.
Böylece Ebruli de bahçedeki topluluğa katıldı. Annesini aradığı için akşamları eve gelip benim veya annemin kucağında kıyafetlerimizin bir ucunu emer gibi yapıyor. Çok akıllı bir yavru. Ortama hemen uyum sağladı.
İşte Ebrulinin gelişi böyle oldu..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder